Ana sayfa Editör Kafası Zamanını Öldüren Hayatı Öldürür

Zamanını Öldüren Hayatı Öldürür

0
PAYLAŞ

Zaman nedir? Zamanı etkili bir şekilde kullanmanın yöntemleri nelerdir? Bu ve benzeri sorular sürekli olarak etkili zaman yönetimi konusunda çalışan insanları meşgul etmiştir. Kısa olan zamandan en etkili ve verimli bir şekilde faydalanmak nasıl mümkün olacaktır?

Zaman bir fiilin gerçekleştiği, bir hareketin yapıldığı süredir. Hayat içindeki fiil ve hareketlerin değeri çoğu defa zaman ile ölçülmektedir. Bir işin zamanında başlaması ve zamanında bitmesi, işe zamanında gelme ve zamanında gitmek gibi eylemler daima zaman ile ölçülmektedir.

Zaman her an için alıp gitmekte olup ve geriye döndürülmesi imkansızdır. Dolayısı ile zaman, en güzel ve en verimli şekilde değerlendirilmesi gereken bir nimet ve ganimet olarak düşünülmelidir.

Zaman hayatın ta kendisidir. Zamanı boşa geçirmek aslında hayatı boşa geçirmektir. Zaman ne başka bir şeyle değiştirilebilir, ne durdurulabilir, ne de geriye döndürülebilir. İnsanın sınırlı bir hayata sahip olması sebebiyle zamanının en iyi şekilde kullanmak zorundadır.

Zamansızlıktan şikayet edelerin çoğu zamanını, zamanı iyi kullanmasını bilmeyenlerdir. Zaman ile insan arasında adeta birbirine hakim olma savaşı vardır. Bir taraftan zamanın insanı tüketme mücadelesi, diğer taraftan insanın zamana hakim olma, zamanı yönlendirme mücadelesi söz konusudur. Eğer zaman insan hakim ise zaman bir rüzgar, insan sadece bir yaprak…

Genelde insanların zaman kaybetmelerine neden olan en büyük sorun, zamanlarını planlamamalarıdır. Bir düşünür diyor ki, “Zaman tasarrufu yapmanın en iyi yollarından biri, önceden düşünmek ve plan yapmaktır. Beş dakikalık düşünme, genelde bir saatlik iş tasarrufu sağlar.” Eğer zamanınıza değer veriyorsanız, eğer başarıya ulaşmayı istiyorsanız, zamanınıza değer vermeli, zamanınızı mutlaka planlamalısınız.

Ey insanoğlu! Zaman sensin. Sen iyi olursan zaman iyidir. Sen kötü olursan zaman da kötüdür. Bu sözden anlaşılacağı gibi zaman ve insan hayatı arasında önemli bir münasebet vardır. Bu münasebet insanın zamanı kullanma derecesinin hayatı olumlu ya da olumsuz etkileyebileceğine dair zamana verilen değerin en keskin ifadesidir ki zaman adeta insan hayatının en temel hücresi halindedir.

Zaman Planlaması

Sosyal hayatımızı belirli bir plan ve düzen içinde yürütmek zorundayız. Bu anlamda zaman planlanması önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Her günün sonunda şu soruları kendimize sormalıyız. Günlük hedefler belirledim mi? Herhangi bir engelle karşılaşmadan en fazla çalıştığım saatler hangileridir? Hangi telefon konuşmaları lüzumsuz, hangileri daha kısa daha faydalı olabilirdi? Toplantılara ne kadar zaman harcıyorum? En çok önem verdiğim konulara ne kadar zaman ayırdım? Önemli olmayan konular benin ne kadar zamanımı alıyor? Şeklindeki soruları her akıl sahibi insan kendisine sormak zorundadır. Böylece zamanını daha verimli ve daha etkili kullanmak mümkün olacaktır.

Başarıda ulaşılmak istenen hedefe giden yolun ‘zamanla ilgili planlaması’ son derece önemlidir.

Zamanı doğru kullanmamak, pek çok başarısızlığın nedeni olmuştur. Onun için, aşağıdaki listenin yardımcı olabilir.

Bu süreyi bir hafta olarak nasıl planlayabilirim? Haftanın hangi günlerini çalışmaya, hangi günlerini dinlenme ve eğlenmeye ayırabilirim?

Yıl, ay ve gün olarak kullanabileceğim süre nedir?

Bir günde kaç saat çalışmam gerekiyor?

Toplam süre içinde çalışmaya kaç saat ayırmış oluyorum?

Bu süreyi çalışma programı olarak nasıl düzenlemem doğrudur?

Çalışmaya başladıktan sonra, haftalık ve aylık değerlendirmeler yapmalıyım. Zaman planlamam başarılı oluyor mu? Başarı yüzdem kaç?

Şimdi yıllık bir ajanda almalıyım. Programımı ajanda üzerine yazmalıyım. Sürenin bütününü görmeliyim.

Planımı ve programımı uygularken verimli olduğumu görüyor muyum?

Uygulama eksikliğim varsa nedenleri neler? Bu nedenleri nasıl ortadan kaldırabilirim? Yoksa programda değişiklik yapmam mı gerekiyor?

Somut sonuçlar beni destekliyor mu?

Zamanı etkili ve verimli kullanmak insan hayatına anlam kattığı gibi başarıyı da kendisi ile beraber getirmektedir. “Dün öldü, bugün can çekişiyor ve yarın ise henüz doğmadı” sözünü hayatımızın en temel felsefesi haline getirerek, içinde bulunduğumuz anın bizim için ganimet olduğunu unutmamalı ve bu doğrultuda zaman hazinesini en doğru şekilde kullanmalıyız. Bu zorunluluk insanın, insan olmanın verdiği yükümlülükleri yerine getirmek için vereceği mücadelede doğrudan kendisine yaratan tarafından verilmiş bir görev olması açısından önem taşımaktadır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here